This website is an archive of the work of Marietje Schaake in the European Parliament between 2009 and 2019. Marietje can be reached at marietje.schaake@ep.europa.eu

Freezing of EU-Turkey negotiations needs clear benchmarks

Press release
Marietje

Member of the European Parliament Marietje Schaake (ALDE/D66) calls on the Council and the European Commission to freeze accession negotiations with Turkey. Schaake: "Since the despicable coup attempt, we have seen ever more intense crackdowns on civil society, the rule of law, democracy and human rights in Turkey. It is high time the EU attaches concrete consequences to these disproportionate measures, which violate the accession criteria. It is essential however that a freeze will be accompanied by clear benchmarks setting out the time frame and conditions under which negotiations can and will be resumed."

EU committed to Turkish population

The European Parliament today debates the state of EU-Turkey relations and will vote on a resolution on Thursday. Schaake: "The inclusion of benchmarks for the resumption of accession negotiations, a clear rejection of capital punishment, clear commitment to the presumption of innocence, fair trial standards and due process are key. It sends a clear signal to the Turkish population that the EU does remains committed to keeping a democratic Turkey closely linked to the EU and the values it stands for. By temporarily freezing Turkey's accession talks, EU leaders have an opportunity to make it clear to Erdogan that the failing EU-Turkey statement - meant to curb migrant and refugee flows to the EU - does not mean the EU turns a blind eye to respect for human rights and the rule of law. The EU continues to offer assistance to the judiciary to adequately deal with the attempted coup aftermath."

You can find the resolution in Turkish below:

Avrupa Parlamentosu

2014-2019

KABUL EDİLEN METİNLER

Geçici Baskı

P8_TA-PROV(2016)0450

Avrupa Birliği (AB) - Türkiye ilişkileri

AB-Türkiye ilişkileri ile ilgili 24 Kasım 2016 tarihli Avrupa Parlamentosu (AP) kararı (2016/2993(RSP))

Avrupa Parlamentosu,

– önceden alınmış olan özellikle 27 Ekim 2016'da kabul edilen Türkiye’deki gazetecilerin durumuna ilişkin kararlar ile 2015 yılı Türkiye Raporuna göre alınan 14 Nisan 2016 tarihli karar dikkate alınarak,

– Komisyon tarafından yayınlanan 9 Kasım 2016 tarihli 2016 Türkiye yıllık raporu (SWD(2016)0366) dikkate alınarak,

– 3 Ekim 2005 tarihli Türkiye için AB Müzakere Çerçeve Belgesi dikkate alınarak,

– Konseyin Türkiye hakkındaki 18 Temmuz 2016 tarihli kararları dikkate alınarak,

– Katılım Öncesi Yardım Aracını (IPA II) tesis eden 11 Mart 2014 tarihli ve (AB) 231/2014 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey tüzüğü dikkate alınarak,

– Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile taraf devletler içerisinde Türkiye’nin de bulunduğu Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nde (ICCPR) yer alan ifade özgürlüğüne sahip olma hakkı dikkate alınarak,

– Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri tarafından yayımlanan memorandumlar dikkate alınarak,

– Türkiye'de olağanüstü hal (OHAL) yönetimi altında alınan tedbirler hakkında Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri’nin 26 Temmuz 2016 tarihli raporu dikkate alınarak,

– 132(2) ve (4) sayılı hükümler dikkate alınarak,

A. Avrupa Birliği’nin ve Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye'deki başarısız askeri darbe girişimini şiddetle kınayarak, bu girişimin sorumluları ile girişime adı karışanlar hakkında kovuşturma açılması için Türk makamlarının yasal sorumluluklarını kabul ettiğinden;

B. Türkiye’nin önemli bir ortak ve aday ülke olması sebebiyle insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü, temel özgürlükler ile evrensel haklar gereğince herkesin adil yargılanması da dahil olmak üzere en yüksek demokrasi standartlarını desteklemesi beklendiğinden ve Türkiye’nin 1950'den bu yana Avrupa Konseyi üyesi olması ve bu sebeple AİHS’ne bağlı olması nedeniyle;

C. Türk Hükümeti'nin OHAL yönetimindeki baskıcı tedbirlerinin orantısız olması ve Türk Anayasası ile korunan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesi, dolayısıyla Avrupa Birliği'nin kurulma sebebi olan demokratik değerlerin ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin (ICCPR) ihlal edilmesi sebebiyle; ayrıca askeri darbe girişiminden bu zamana kadar yetkili makamlarca TBMM üyesi ve HDP muhalefet partisinden 10 kişinin ve 150 kadar gazetecinin (Dünya genelinde bu tür tutuklamalarda en fazla sayı) tutuklanması; gözaltına alınan 2.386 hakim ve savcı ve diğer 40.000 kişiden 31.000’den fazlasının tutuklu olarak kalması, 129.000 kamu çalışanından 66.000 kişinin işten uzaklaştırılması ve 63.000 kişinin işine son verilmesi ve Komisyonun Türkiye 2016 raporuna göre, bu kişilerden çoğunun ne ile suçlandıklarının bugüne kadar belirtilmemesi nedeniyle;

D. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk Hükümet görevlilerinin, idam cezasının yeniden uygulanması konusundaki demeçleri tekrarladıklarından; Türkiye hakkındaki 18 Temmuz 2016 tarihli kararlarında Konsey, idam cezasının kesin bir şekilde reddinin Birlik müktesebatının vazgeçilmez bir unsuru olduğunu hatırlattığından;

E. darbe girişimi sonrasında gözaltına alınanların ve tutukluların koşulları ve ayrıca Türkiye'deki ifade özgürlükleri ile basın ve yayın organlarınının aşırı kısıtlanmaları konusunda ciddi endişeler doğduğundan;

F. Müzakere Çerçevesinin 5. paragrafında belirtildiği üzere, Türkiye’de herhangi bir sebeple Birliğin kurulma sebebi olan özgürlük, demokrasi, insan haklarına saygı, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü ilkelerinde ciddi ve sürekli bir ihlal söz konusu olduğunda, Komisyonun kendi inisiyatifini kullanarak ya da üye devletlerin üçte birinin talep etmesi üzerine müzakerelerin askıya alınmasını önererek, nihai yeniden başlama koşullarını belirleyebileceğinden;

G. Müzakereleri geçici olarak durdurma kararı mevcut müzakerelerin dondurulmasını, yeni fasılların açılmamasını ve Türkiye'nin AB Müzakere Çerçevesi gereğince yeni girişimlerin başlatılmamasını gerektirdiğinden;

1. Temmuz 2016'daki başarısız askeri darbe girişiminden bu yana Türkiye'de alınan orantısız ve baskıcı tedbirleri şiddetle kınamakta; Türkiye'yi AB'ye bağlamaya kararlı olmaya devam etmekte; ancak Komisyona ve Üye Devletlere, Türkiye ile devam eden katılım müzakerelerinin geçici olarak dondurulması için çağrıda bulunmaktadır;

2. Türkiye'deki OHAL kapsamında alınan orantısız tedbirlerin kaldırılması durumunda ve ülke genelinde hukukun üstünlüğü ve insan haklarının gerektiği gibi yeniden yürürlüğe girmesine bağlı olarak konuyu tekrar gözden geçirme kararı alarak; böyle bir gözden geçirmeye başlamak için uygun zamanın OHAL’in kaldırılmasından sonra olacağını düşünmektedir;

3. İdam cezasının Türk Hükümeti tarafından yeniden ceza kanununa eklenmesinin, AB katılım sürecinin resmi olarak askıya alınmasına sebep olacağını tekrarlamaktadır;

4. Türkiye’nin bugüne kadar vize serbestisi için gerekli olan ve bazıları özellikle büyük önem taşıyan 72 koşuldan 7'sini yerine getirmediğine işaret etmektedir;

5. Gümrük Birliği ilişkilerini geliştirmenin Türkiye için önem taşıdığına dikkat çekerek; Gümrük Birliğini güçlendirme çalışmalarının askıya alınmasının ülkede ciddi ekonomik sonuçlar doğuracağını vurgulamaktadır;

6. Modern Türkiye'nin sınırlarını belirleyen ve yaklaşık yüzyıl boyunca bölgedeki barış ve istikrarın korunmasına katkıda bulunan Lozan Antlaşması'na itiraz eden söylemlerden dolayı ciddi endişe duymaktadır;

7. Komisyonu, 2017 için planlanan IPA'nın ara dönem gözden geçirme raporunda bahsi geçen Türkiye'deki en son gelişmeleri değerlendirmeye çağırmakta; ayrıca Komisyondan, Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları Aracı'ndan Türkiye’deki sivil topluma yapılacak olan desteğin artırılması olasılığını incelemesini istemektedir;

8. Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi ve Venedik Komisyonu'nu, Türk makamlarına yargıyı destekleyici yardım teklifinde bulunmaları konusunda teşvik etmektedir;

9. AB-Türkiye ilişkilerinin her iki taraf için stratejik önemini vurgulamakta; Türkiye, AB'nin önemli bir ortağı iken, siyasi işbirliği yapmanın her iki ortağın isteği olması gerektiği hususunu hatırlatmakta; ancak Türk Hükümeti’nin eylemlerinin Avrupa’nın izlediği yoldan fazla uzaklaşması nedeniyle, Türkiye tarafının bu siyasi iradeyi göstermediğine inanmaktadır;

10. Başkanın bu kararı, Komisyon Başkan Yardımcısı / Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, Konsey, Komisyon, Üye Devletlerin hükümetleri ve parlamentoları ile Türkiye Hükümeti ve Parlamentosu’na iletmesini talep etmektedir.